EVRENİNİZİN AYNASI
Jani King tarafından aktarılmıştır.
S: P’taah, bir süredir dönüşümü nasıl gerçekleştireceğimiz üzerine konuşuyoruz, birden hiçbir şeyden kurtulamıyorsun. Aksine korkunun ne olduğunun farkına varmalı ve kabullenip kucaklamalıyız. Kendimiz için de sanki bir çocuğu rahatlattığımızı hayal eder gibi imgeleme yapamaz mıyız?
P’taah: Elbette yapabilirsiniz.
S: Evet, ve hepimiz bunu nasıl yapacağımızı biliyoruz. O zaman bu şekilde işe başlayabiliriz ve sanıyorum ki bu herhangi türde bir dönüşüm için işe yarar. Örneğin, fazla kilo problemi olan insanlar, bununla savaşmak yerine – ki mücadele etmek işe yaramıyor.
P’taah: İşe yaramaz, sevgili. İşe yaramaz. Unutma ki fiziksel rahatsızlık ne olursa olsun, kendiniz hakkındaki bir inancınıza karşılık duygusal bir tepkinin aynasıdır.
S: İşte bu!
P’taah: Genellikle sebebi kendini rahat hissetmektir. Ayrıca toplumunuzun güzel kadına dair fikri nedeniyle kişi kendini gönül ilişkilerinden uzak tutmak için de kilo sorununu yaratabilir, bilinç ne kadar aksini istiyor olursa olsun.
S: Doğru.
P’taah: Bu nedenle daima, durum ne olursa olsun, tek bir cevap yerine bir çok cevap vardır. Belki buna çok-katmanlı bir cevap da diyebilirsiniz, tıpkı kendinizin de çok-katmanlı varlıklar olmanız gibi.
Ayrıca cevap armağanı görebilmektir. Fazla kilonun size hediyesi ne? Bu durumda olmanızın size faydası ne? Çünkü hayatınızda ne yaratırsanız yaratın, bir getirisi vardır. Çıkarılacak bir ders, bir bilgi vardır. Ve bu sadece kişinin kendisi ile sınırlı kalmaz, bu armağanı ya da bilgiyi başka insanlarla da paylaşırsınız.
S: Evet, birçok faydası var.
P’taah: Bu nedenle her durum, o fırsat için şükretmenin bir yoludur da.
S: İşte bu. Bunu söylemen çok enteresan çünkü yıllar önce, çok kilo verip zayıfladığım dönemde, “bunun için şükürler olsun..” diye bir sistem geliştirmiştim. Bana sağladığı tüm faydalar için yağlarıma teşekkür ederek çok zaman geçirdim. Zayıflama üzerine iş yaptığım dönemde de bunu birçok müşterimde başarılı bir şekilde kullandık. Temel olarak söylediğin de bu olmalı. Evrensel kurallar gereği şükretmek çok doğru bir şey.
P’taah: Kesinlikle! Ve ayrıca gerçekten armağanların neler olduğunu görebilmek de önemli. Önce kendiniz, sonrasında başkalarına sunabilecekleriniz için.
S: Çünkü hiçbirimiz öyle ya da böyle, yanlış yönlendirilmiş de olsak, iyiliğimiz için olduğunu düşünmeden bir şey yaratmayız.
P’taah: Ya da çünkü onu ya da bunu hak ettiğinize inanıyorsunuz. Anlıyor musun?
S: Evet.
P’taah: Görüyorsun ya, sevgili, toplumunuzdaki herkesin sahip olduğu dört temel korku, temel inanç, duygusal rahatsızlıklara neden oluyor: Yeterli değilim, değerli değilim; Güçsüzüm; sevgi acı çekmektir; ve dünya tehlikeli bir yer.
Tüm korkularınız kendiniz ve dünyanız hakkındaki bu inançlarınızdan kaynaklanıyor. Ve şüphesiz çok güçlü olduğunuz için, bu inançların gerçekliğini göstermek ya da pekiştirmek adına durumlar yaratıyorsunuz.
S: Ne kadar güçlü olduğumuzun da kanıtı, değil mi!
P’taah: Elbette. Ve o sorunlara güç veren, o sorunların frekanslarını size çeken ise duygulardır. Güç merkeziniz odur. İnançlar, duygu adı verilen enerji ile sarılmıştır ve otomatik olarak kim olduğunuza dair düşüncenizi göstermek üzere sorunlar ve insanları size getirir.
S: Çünkü evren daima bize ayna tutar.
P’taah: Evren, sizi %100 olarak destekler. Bilincinizi değiştirdiğinizde, duygularınızın frekansını değiştirdiğinizde, otomatik olarak kendiniz hakkındaki yeni fikir ve yeni inancınızı gösteren durumları da kendinize çekersiniz.
Ve görüyor musunuz, hepsi ama hepsi size sunulmuş bir armağan / yetenektir çünkü dışarıdaki her durum – bedeni de dışarısı olarak tanımlıyoruz çünkü ruhsal benliğinizin, gerçek benliğinizin dışındadır – size kim olduğunuza dair düşüncenizi göstermek için verilmiş bir armağandır.
Ne armağan ama?
S: Kesinlikle! Teşekkürler, P’taah.
P’taah: Oh sevgili, bizim için zevkti. Size ve herkese en büyük sevgilerimizi iletiyoruz.
Namaste.
P’taah
Tercüme
© 2011 Semra Ekmekci
2012 LimitSiz | http://www.2012limitsiz.com
e-mail: unlimited2012@yahoo.com