P’TAAH - İLİŞKİLER

P’taah

Jani King tarafından aktarılmıştır.

 

EYLÜL / EKİM / KASIM 2011

İLİŞKİLER

 

Selamlar, sevgili varlıklarım! Bugün, ilişkiler üzerine konuşacağız. 

Şimdi, öyle ya da böyle, “ilişkiler” başlıklı bir yazının hepinizin karşısına tam da zamanında çıktığını söyleyebilirsiniz. Belki hayatınızda hiç de istemediğiniz şekilde ilerleyen bir ilişkiniz var ya da bir türlü karşınıza çıkmayan bir ilişki için özlem duyuyorsunuz. 

Peki öyleyse, ilişki nedir? Biliyorsunuz ki hiçbir ilişki türü bir diğerinden daha geçerli değildir. Hepiniz mutlaka ilişkilerinizi etiketleme ve bu önemli, bu çok daha önemli ve şu da en önemlisi deme eğilimindesiniz. 

Fakat gerçek şu ki, kendi gelişiminiz için, hayatınızdaki tüm ilişkiler, eşit ağırlıktadır. Bir eş ya da sevgili ile olsun, bir çocuk ya da ebeveyn veya kardeşle olsun, bir işçi ya da bir işveren ile olsun ve dahi hayatınız boyunca sadece bir kez karşılaştığınız ama aranızda dostça bir ilişki kurulmuş olsun her tür ilişki, geçerlidir. Hepsi geçerlidir çünkü ilişkiniz nasıl olursa olsun sizin bir yansımanızdır. 

Son zamanlarda çok sık olarak dile getirdiğimiz gibi, hayatınızda meydana gelen her şeyi duygusal ölçeklerinize göre gözlemlediğinizde – herhangi bir durum size kendinizi “Nasıl hissettiriyor?” – çünkü “Nasıl hissettiriyor?” hayatınızdaki sorunlara dair bir barometre gibidir. Neler sizinle uyumlu. Neler uyumlu değil. Gelişmek için fırsat ne? Geride bırakmaya karar verebileceğiniz eski kalıplarınızın tekrar tekrar yaratılmasında fark etmeniz gereken şey ne? Hepsi, sizin için ölçümlemenin ve kendiniz hakkında daha fazla şey öğrenmenin bir yoludur. 

Kısa bir süre için, hayatınızda ilişkinin yokluğundan bahsetmemize izin verin. Hepiniz kendi hayatlarınıza bakıp bunu fark edebilirsiniz değil mi? Birçoğunuz içinizde gerçekten doldurmak için büyük bir arzu duyduğunuz ve dışarı çıkıp dolduracak birilerini aradığınız bir boşluk hissediyorsunuz. Böylece bu boşluk, sevgili ya da eş rolü üstlenen biri tarafından dolduruluyor. 

Sonrasında ise yolun bir noktasında, o ilk heyecanı yitiriyorsunuz. Bunlar size tanıdık geliyor mu? O kalbinizi durduracak gibi olan, en heyecanlı, en harika ilişkinin yerini hayal kırıklığı alıyor. Sevgili, yakınlık yoluyla, boşluğu doldurmak için, kendinize sağlayamadığınız şeyi sağlamak için mükemmel olma yükümlülüğünü yerine getiremiyor. Ve tam o noktada hatalar bulmaya başlıyor ve “hiç de sandığım gibi biri değilmişsin, elveda,” diyorsunuz. Ve bir ilişki bitiyor. Yolunuza devam ediyor ve sıradaki mükemmel kişiyi buluyorsunuz. Hepiniz bunu biliyorsunuz değil mi? 

Pekala, size ne söyleyeceğiz – bu çok önemli çünkü birçoğunuz ruh eşleri hakkında çok şey söylendiğini duydunuz buyüzden sizin için kusursuz olacak, size kusursuz ilişkiyi sağlayıp sonsuza kadar mutlu yaşayacağınız ruh eşinizi bulmak arzusundasınız. 

Ah, kötü şans! Ruh eşiniz de, bulursanız şayet, size hayatınızda uyum içinde olmayan her şeyi yansıtıyor olacak! Bunun için size tavsiyemiz şu zamanda henüz onunla karşılaşmamak için dua etseniz iyi olur, ne dersiniz? [Gülüşmeler]   

Konuyla biraz dalga geçiyoruz, fakat gerçek şu ki o boşluğu sizden başkası dolduramaz. Peki bu boşluk nedir? Kendinizi, kim olduğunuza dair yargınızla kendinizden ayırdığınızda yarattığınız bir çekim gücüdür; yetersiz olduğunuza dair inancınızla yarattığınız bir çekim gücü. 

Bunun için bu boşluğu doldurması için hayatınıza kimi davet ettiğinizin bir önemi yok. Bunu asla başaramayacaklar. Anlıyor musunuz? Çünkü hayatınıza davet ettiğiniz herkes aslında kim olduğunuzu size yansıtmak üzere oradadır. 

Ve şüphesiz size harika olmayan şeyler yansıtacaklar fakat siz kendinizin güzel olduğunuza inanmadığınız sürece sevgilinizin size güzel olduğunuzu söylemesi sizin için bir gerçek olmayacaktır. Kim olduğunuzu sevmiyorsanız; kendinizi her yönünüzle kabul etmiyor ve mutlak suretle sevmiyorsanız, sevgiliniz sizi her halinizle sevse bile yeterli olmayacaktır çünkü bu yine sizin gerçeğiniz olmayacaktır. Anlıyor musunuz? 

Bu yüzden sevgilinizle ilişkinize bakıp sizin bir aynanız olduğunu bilin, böylece size olan her şeyin sorumluluğunu alır ve bunu size yapanın başkası olmadığını anlarsınız. Bu sizin birlikte-yarattığınız, inançlarınızla, fikirlerinizle, kendiniz ile ilgili gerçeklere dair korkularınızla yarattığınız bir şeydir. 

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ 

Geçen ay sevgililerden bahsettik. Fakat ister bu sabah iş yerinizde karşılaştığınız biri olsun ister kardeşiniz, anne babanız, çocuklarınız, komşunuz olsun hayatınızdaki tüm ilişkilerinizin, kim olduğunuza dair daha fazla bilgi edinebilmeniz için birlikte yarattığınız ilişkiler olduğunu artık biliyorsunuz. 

Peki bunu nasıl biliyorsunuz? Bir kez daha, size nasıl hissettirdiğine geliyoruz. Nasıl hissettiriyor? Bu ilişki sizde ne gibi hisler uyandırıyor? Anlıyor musunuz? 

Uyumlu bir alışverişin olmadığı ve sizde sevgi, huzur ya da uyum hissi uyandırmayan ilişkiler için şöyle diyebilirsiniz, “Nasıl ve neden böyle hissediyorum?” 

İşin aslını fark ettiğinizde kendi gerçeğinizi tam olarak görme fırsatını elde edersiniz. Bu, kendi gerçeğinize ulaşmak için kendinizin detektifliğini yapmanız gibi bir şeydir. Bir ilişkide her şey akışta ve kolay ise, bu güzelliğe izin veriyorsunuz demektir. 

Birçoğunuz, arkadaşlıklarınızın kutsallığını korumak için çok büyük çaba harcıyorsunuz. Neden arkadaşlık ilişkilerinizin uzun süreli, aşk ilişkilerinizin ise kısa süreli olduğunu hiç düşündünüz mü? Çünkü arkadaşlık ilişkilerinizde bir izin verme ve birbirinizin bağımsızlığına saygı gösterme durumu vardır. 

Aşk ilişkilerinizde ya da evliliklerde, iyi hissetmek için bir yatırım, bir duygusal yatırım söz konusudur. İlişki içerisinde birlikte-yaratılanların sorumluluğunu almadığınızda, karşınızdaki sizin beklentilerinize göre yaşamadığında, o ilişki kısa sürede tükenir ya da mutluluk vermez bir hale gelir. 

Herkesin bağımsız olmasına, herkesin bağımsız yolculuğuna izin verirseniz, kendi bağımsızlığınıza ve kendi bağımsız yolculuğunuza izin verirseniz, o zaman o ilişkinin nasıl olması gerektiğine dair bir beklentiniz de olmaz. 

Elbette bir taviz alanınız var. Bu size tanıdık geliyor mu, sevgili varlıklarım? Taviz. Çok da üzerinde düşünmeden sizin için önemli olan dostlarınıza tavizler verebiliyorsunuz. Farklılık ya da tuhaflıklara izin verebiliyorsunuz. Hatta arkadaşlarınızın farklı olmasından memnun dahi olurken sevgilinizin farklılıklarına tahammül edemiyorsunuz. Bu size mantıklı geliyor mu? 

Günden güne ve yıllarca aşk ilişkilerinizde nasıl kalıplaşmış şekilde sürekli aynı şeyleri tekrar tekrar yaptığınızı ve farklılıklar konusundaki çelişkili tutumunuzu görebiliyor musunuz? 

Kim olduğunuza dair fikriniz yüzünden içinde bulunduğunuz durumu değiştirebileceğinizi görebiliyor musunuz çünkü kendinize dahi veremediğiniz o kusursuzluk beklentisini başka kimse yerine getiremez. Kendi mükemmelliğinizi kabul edebilirseniz, başkalarının mükemmelliğine de izin verebilir ve farklılıklarınızı kutlayabilirsiniz. 

Bugüne kadar buna izin vermiş olsaydınız her şey çok daha eğlenceli olabilirdi. Ayrıca size diyoruz ki uyumsuz ilişkilerinizi sürdürüp ıstırap çekmeniz gerekmiyor çünkü sizler bağımsız varlıklarsınız. Her an ilişkilerinizin nasıl olmasını arzuladığınıza karar verebilirsiniz. 

Daha önce de söylediğimiz gibi, büyük değişimler yaparken, ilk önce o ilişkiyi nasıl yarattığınıza bakmanız gerekiyor. O ilişki kim olduğunuza ve ne hak ettiğinize dair hangi fikrinizi yansıtıyor? Çünkü birlikte olmaları gerektiğine inandığı için uyumsuz bir ilişkiyi sürdürüp acı çekmeye devam eden birçok kişi var. 

Demek istiyoruz ki kim olduğunuza ve ne hak ettiğinize dair fikrinizi değiştiremediğiniz sürece hepiniz tekrar tekrar o eski sorunları yaratmaya devam ediyor olacaksınız. 

Ve acı ve ıstırap oldu, aldatıldığınız veya terk edildiğiniz bir ilişki yaratmış olanlar için orada yapmanız gereken bir araştırma olduğu kesin. Çünkü terk edilme ya da aldatılma durumunuzun ilk günlerinizden beri bilindiği gibi eşiniz ile bir ilgisi yok.  

Bunu size daha önce de birçok kez söylemiştik. Bütün güzellikleri hak ettiğiniz gerçeğini kabul ettiğinizde hayatınızda güzel şeyler yaratırsınız. 

Ve siz bunu hak ediyorsunuz. Ancak o kusursuz ilişkiyi elde edene kadar aslında mücadele ettiğiniz kendinizden başkası da değildir. 

Pekala. Soru var mı? 

S: Ne hak ettiğimize dair düşüncelerimizi nasıl değiştiririz? 

P’taah: Bu çok güzel bir soru çünkü hayatınızda arzu ettiğiniz ilişki ya da bolluk ya da diğer her şey için geçerli. Sorunun kaynağı hep aynıdır: “Yeterli değilim.” Ve yeterli olmadığınızda, güzellikleri de hak etmiyorsunuzdur. 

Bunu nasıl değiştirirsiniz? Bu düşünceler aklınıza düştüğünde fark ederek. Kendinizi yakalayın, farkında olun ve değişin. 

Bağımsız ve güçlü varlıklar olduğunuz için benzer düşüncelerinizi yakalayabilirsiniz: “Bu benim için işe yaramaz. Hiçbir zaman yaramadı ve yaramayacak.” “Bu gerçek olamayacak kadar iyi” Bunlar gibi “Benim başıma böyle bir şey hiç gelmez,” gibi düşüncelerinizi yakalayıp fark etmelisiniz: “Ah ha! İşte yine yaptım.” 

Bunun yerine şöyle söyleyin: “Noksanlıklarıma ve yetersiz olduğuma dair inançlarım, artık bana hizmet etmiyor. Bu benim gerçeğim değil çünkü biliyorum, şu an ve her an olduğum kişinin Yaratımın Kusursuz ve Sonsuz bir İfadesi olduğunu BİLİYORUM ve sırf varolduğum için her şeyin en güzelini hak ediyorum!” Anlıyor musunuz? 

S: Evet. 

P’taah: Ve böylece, zaten fark etmiş olduğunuz üzere, gerçekleri konuşmak realiteyi değiştirir, duyguları değiştirir, bilişi değiştirir. Bu kadar basit. Fark et ve bir seçim yap.  

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ 

S: Günümüzde insanlar neden ilişkilerinde kendilerini adama sorunu yaşıyorlar? Böyle bir yoksunluk var gibi görünüyor. 

P’taah: Sen de biliyorsun ki, canım, sorun genellikle korku. Nihayetinde, kültürünüzde çok da uzun olmayan bir zaman öncesinde, birisiyle evlendiğinizde, bu sonsuza kadar süreceği, boşanmanın yasak olduğu anlamına gelirdi. Artık bunun gerekli olmadığını söylüyoruz. 

Gerçekte, adanma konusundaki fikriniz büyük bir kısıtlama getirmektedir çünkü kendinizi adadığınız bir ilişkiniz olmak zorunda değildir. Sizin için en yararlı adanma sadece şudur: Olabileceğiniz her şey olmak, mümkün olduğunca, ve kim olduğunuza dair içinizdeki sevgiye adanmışlığın nerede olduğunu anlamaktır. Böylece hayatınızdaki herkese sevgiyle kendinizi adarsınız. 

Ve böylece birinin gelip doldurmasına ihtiyaç duyduğunuz o boşluk ortadan kaybolur. Kendinizdeki mucizeyi bir başkasıyla paylaşma arzusu harika bir şeydir ancak bir ihtiyaç içerisinde olduğunuz sürece, bir yoksunluk ve korku alanındasınız demektir. Ve evren de bu durumu kesinlikle destekleyecektir. Aldatılma, terk edilme ya da adanmama korkusu içinde olduğunuzda yaratacağınız da aynen bunlar olacaktır. Mantıklı geliyor mu?

S: Evet, elbette. Bu konuya bir ekleme yapmak gerekirse, tahminimce, insanlar bugün pek iletişim kurma ve konuşma arzusunda görünmüyorlar. Sanırım bazı ilişkiler, insanlar çaba göstermek isteselerdi devam ediyor olurdu. 

P’taah: İşte bu, canım, savunmasızlık denilen şeydir. Gerçekte kim olduğumu sana gösterirsem o zaman beni sevmezsin. Kalbimi sana tamamen açarsam, onu bıçaklarsın. Ve bir kişinin savunmasız olduğu noktada yüzleşme diye bir şey olamaz. Gerçek şu ki herhangi bir ilişkide savunmasızlığınız güç anlamına gelmektedir. Anlıyor musunuz? 

Ve ne zaman ki kim iseniz o olursunuz – ve sadece kim olduğunuzu severseniz gerçekten olduğunuz kişi olursunuz - ve gerçeği dile getirip, bir şeyler meydana geldiğinde, “Yaralanmış hissediyorum. Güçsüz hissediyorum. Beni duymadığını hissediyorum. Aldatılmaktan korkuyorum. Terk edilmekten korkuyorum,” dersiniz, işte o zaman ilişkinin gidişatını da değiştirirsiniz. 

Ve burada sadece aşk ilişkilerinden bahsetmiyoruz, her tür ilişkiden bahsediyoruz. Gerçeği dile getirebilirseniz, ilişkileriniz de değişir. 

S: Evet, anlıyorum. Bunun için soruyorum, neden insanlar kendilerini açık seçik göstermekte, savunmasız olmakta bu kadar isteksiz görünüyorlar? 

P’taah: Ah, canım. Bunun öyle olduğunu söylemiyoruz. Çünkü sizin toplumunuzda ve kültürünüzde, gerçeği söylememe geleneği var. Bu çok tehlikeli. Ve yeni bir şey değil. 

Fakat her geçen gün içinizden daha çok kişi, “gerçeği söylemek”, “olduğun kişi olmak”, “savunmasız olmak” “sorumluluk almak” konularına aşina oldukça, aksini yapan bir kişi ile karşılaştığınızda bu size olağandışı görünecektir. 

Ve savunmasız olmak hala bir çok kişi için ya da hepiniz için korkunç görünmektedir, öyle değil mi? Bugün için şunu söylemek istiyoruz, kültürünüzde hiç olmadığı kadar çok kişi bu yeni varoluş şekline geçiyor. Bu harika bir şey! 

S: Dünyaya gelmeden önce ilişki kontratlarımız var mıydı? 

P’taah: Elbette var çünkü doğmadan önce aileniz ile bir ilişki anlaşması yapıyorsunuz böylece anne baba ve kardeşlerinizi seçiyorsunuz. Ve bunların içinde binlerce yaşam boyunca hayatlarınızı paylaşmak istediğiniz kişiler var. 

Bu kişilerin genellikle sevgilileriniz olduğunu düşünüyorsunuz ama öyle değil. O kişiler genellikle arkadaşlarınızdır. Genellikle hayatınıza dış sınırlarınızdan giren fakat sadece bir paylaşım içinde olmak istediğiniz, basit ya da müphem ilişkilerdir. Derin bir ilişkiye dönüşmesine gerek olmadığını bilirsiniz. Bu şekilde hayatlarınızda birçok yaşam boyunca bu insanlar bulunur. 

S: Yani enkarne olmadan önce başka işler yapmak için bir aşk ilişkisi yaşamayacaklarına mı karar verirler? 

P’taah: Sevgisiz hayatta var olamazsınız. Sahip olduğunuz her ilişki bir sevgi / aşk ilişkisidir, anlıyor musunuz? İçinizde hayatlarını bunu mesele haline getirmeyecek şekilde tasarlamış olan birçok kişi var, onların çocukları olmayacak, ya da bir eşleri, çünkü başka işlerle çok meşgul olacaklar. 

Bu cinsellik için de geçerlidir çünkü içinizde birçok kişi kendi tercihleri nedeniyle öyle bir ilişkiye girmemektedir. Yani cinsel bir ilişki yaşamak istememektedir ya da bir nedenle aseksüeldir. Anlıyor musunuz? 

S: Evet 

P’taah: Bu konuda hiçbir yargılama yoktur ve her ilişki geçerlidir. Bunun ne tür bir ilişki olduğunun bir önemi yok. İnsanlar nerede biraraya gelirlerse duygusal bir tepki ya da cevap ya da etkileşim vardır ve bu bir ilişkidir. Her biri diğeri kadar geçerlidir. 

S: Peki bir aşk ilişkisi yaşamak isteyen birinin kontratında böyle bir ilişki olmaması mümkün müdür? 

P’taah: Ah, tam tersini de söyleyebilirsiniz. Fakat, seçim sizin. Ana oyun planını anlarsanız, bu sizin için bir sorun olmayacak çünkü evlenmek kalbinizin bir arzusuysa evlenirsiniz değilse evlenmezsiniz. Bu hayatınızda, kalbinizin arzusunu yerine getirmek için korkuyu dönüştürmek üzere buradasınız. Anlıyor musunuz?

Namaste.

P’taah

www.ptaah.com

Tercüme
© 2011  Semra Ekmekci
2012 LimitSiz
| http://www.2012limitsiz.com
e-mail: info@2012limitsiz.com

Facebook.com/2012limitsiz
Twitter.com/2012limitsiz

Yazıyı PDF formatında bilgisayarınıza indirmek için:

http://www.2012limitsiz.com/docs/p1111.pdf

  1. 2012limitsiz posted this