
KİBRİT TAŞIYICI
Bu canlı celse, Sacramento, California’da gerçekleştirilmiştir.
2 Temmuz 2011
Lee Carroll tarafından kanallık edilmiştir.
Okuyucuya yardımcı olmak adına, bu celse [Lee ve Kryon] tarafından daha anlaşılır bir hale getirilmek üzere tekrar elden geçirilmiştir. Genellikle canlı celseler, kağıt üzerine aktarılamayan bir iletişim enerjisi taşır. Temmuz 2011’de California’da verilmiş olan bu geliştirilmiş mesajın keyfini çıkarın.
Selamlar, sevgili varlıklar, Ben Manyetik Hizmetten Kryon. Her zamanki gibi bir grup yaşlı ruh karşımda oturuyor. Her birinin kendilerine has dünyevi olduğu kadar ruhsal özellikleri var. Şu anda bulunduğunuz yılı anlatan, 2011 yılını anlatan ve uygun olan bir dualite mevcut.
2011 sayısının rakamlarını incelerseniz, daha önce de yaptığımız gibi, 2 ve 11 enerjilerini elde edersiniz. İki, dualitenizi temsil eder; 11 ise aydınlanmayı. Yani 2011’in “dualitenin aydınlanması” olduğunu söyleyebilirsiniz. Birbirleriyle toplarsanız, dört elde edersiniz, ki o da yapı ve Gaya’dır. Bu nedenle bu yıl büyük derslerin ortaya çıkacağı bir yıl. Bu dersler, hem toplumsal hem de bireysel dersler olarak meydana geliyor.
Derslerin tek nedeni, şevkatin geliştirilmesidir. Dünya çok daha fazla şevkatli bir yer haline gelirse, gezegenin ruhsal titreşimi yükselir ki amaç da budur. Bunun içindir ki bu odadaki yaşlı ruhların, burada bulunmalarının bir amacı var. Bu amaç, sadece var olmak değildir, ya da burada bulundukları sürece sorunları çözmek değildir. Bugün bu konudan bahsedeceğim.
Potansiyeller
Daha önce verilmiş olan bir mecazi hikayeden bahsetmek istiyorum, elbette tekrar veriyor olmamızın özel bir anlamı var. Bu mesaj için bir başlığım var, genellikle yapmam, partnerim daha sonra kendisi belirler. Bu defa ben başlık atacağım. “Kibrit Taşıyıcının Özellikleri”. Bu kişiler, şu anda benim karşımda oturan ve bu mesajı okuyanlardır.
Dünyaya gelirken iki konuda endişe taşırsınız. Bu sandalyelerde otururken kafanızda iki konuda soru var. İlki, olması gerektiği gibi, kendinizle ilgilidir. “A noktasından B noktasına nasıl gidebilirim ki buraya gelme amacımla ilişkili olarak gelişebileyim? Nasıl daha uzun yaşarım?” Ya da şöyle sorabilirsiniz; “Hayatımdaki dramdan nasıl kurtulabilirim? Nasıl daha sağlıklı olabilirim?” İkinci konu ise şudur, “Bu gezegen için ne yapabilirim?” Bu iki farklı konudaki sorular genellikle birlikte ortaya çıkmaz. İkinci soru, buraya yapmak üzere geldikleri işi yapmak ve burada daha uzun kalmak isteyen yaşlı ruhların enerjilerinin birleşmesini gerektirir. Bu sandalyelerde oturan herkesle bir görüşme yapsaydınız, hepsi yaptıkları işler hakkında farklı cevaplar verirdi. Ancak ikinci soruyu sormamış olsalardı burada olmazlardı.
Oldukça genel ve adil bir şekilde özel olacağız. Daha önce aklınıza gelmemiş olan kavramlardan bahsedeceğiz – neden buradasın, yaşlı ruh. Tam şu anda, özellikle şu anda, burada bulunmanızın nedeni, karanlık bölgelerde ışığı taşımaktır. İnsanları inandığınız şeylere inanmaları için değiştirmek ya da misyonerlik yapmak için burada değilsiniz, çünkü inanç bir sorun teşkil etmiyor. Sorun, gezegenin titreşimi. Ve bu titreşim, ancak saf bir bilinç ile değiştirilebilir. İnandıklarınıza bağlı olarak değişmez. Olmak ile olur yapmak ile değil. O, ışık olmaktır, çünkü aydınlanmış olarak yaşadığınızda etrafınızdaki karanlığı da değiştirirsiniz.
Yeni enerjiyi, eski enerjinin olduğu yere götürdüğünüzü söyleyebilirsiniz, ve her şeyi değiştiren de budur. Tek amacınız budur. Şu anda daha çok ayrıntıya gireceğiz. Büyükten küçüğe doğru gideceğiz, ve ilki bu benzetme olacak. Tekrar, sevgili varlıklar, bu odada olanlar ve şu anda bu mesajı okuyanlar, sizi görüyorum.
Tanrının özelliklerinden biri, onun için zamanın olmamasıdır. Bu kaydı dinliyorsanız, ya da bu mesajı bir yerde okuyorsanız, o şimdidir. Benim için zaman budur. Sadece önümde duran ruhlar için geçerli değil, çünkü şu anda önümde oturan ruhlar üç-boyutlu hal içinde lineer bir zaman çizgisine göre buradalar. Onlar için hayatlarını az ve öz bir biçimde yaşamak kritik bir öneme sahip. Fakat benim için değil. Bu sözleri duyuyor olmanızın potansiyeli, yapabileceğiniz bir şey olarak benim tarafımdan biliniyordu. Burada olduğunuzu biliyorum. Kimin okuduğunu ve kimin dinlediğini biliyorum. Bunu anlamak sizin için zor olabilir, çünkü şöyle diyebilirsiniz, “Tanrı eğer geleceği söyleyemiyorsa, o zaman Kryon, sen nasıl kimin dinlediğini ya da okuduğunu bilebilirsin ki?” Cevap çok basit çünkü sizin bunu yapacağınıza dair potansiyel çok yüksekti, yapacağınızı biliyordum.
Şu anda karşımda yaklaşık 100 ruh var. Şimdi, buraya gelmeye karar verdikleri anı biliyordum. Bu toplantı hakkında bilgi alacaklarına dair potansiyelleri biliyordum. Hatta kimlerin daha dün bu toplantıdan haberdar olduğunu biliyordum. Biliyordum. Çünkü, bu enerjinin potansiyelleri, daha önce bir çok kez bahsettiğim kuantum çorbanın içindeydi. Gelecek değil, fakat potansiyeller. Bu sayede biz de beraberimizde, bu sandalyede oturan yaşlı ruhları, ve onların yaşamlarını ve derslerini övmek amacıyla refakatçılar getirebiliyoruz. Bu hatta celselerin konularını dahi etkilemektedir. Sizlerin gelip karşımıza oturmasını bekliyoruz, sevgili varlıklar, ne söyleyeceğimizi ya da ne yapacağımızı bilmeden çok önce. Sizi bunun için biliyorum ve burada olduğunuz için teşekkür ediyorum. Bu, gezegen üzerindeki sizin zamanınız.
Işık ve Karanlık Benzetmesi
Derse başlamamıza izin verin. Bu benzetme tekrar tekrar verilmişti. İnsanlık adı verilen bir oda dolusu varlık olduğunu hayal edin, bu varlıklar karanlıktalar. Yani buradaki benzetme, ruhsal karanlık. Bu İnsanlar, kim olduklarını ya da neden burada olduklarını bilmiyorlar. Tanrının yaratıcı enerjisinin bir parçası olduklarına dair en ufak bir fikirleri dahi yok. Gençken kendilerine söylenen ya da öğrendikleri doktrinler her ne ise onu takip ediyorlar. Tanrıyı mümkün olan her köşede buluyorlar. Bazıları Tanrıyı kalpten buluyorlar, bazıları bulmuyorlar. Birçoğu hareket arıyor ancak asla ötesini anlamıyor.
Görünüşte, karanlıkta birbirlerine çarpıp duruyorlar. Bazıları birbirlerine çarpıp sinirleniyorlar.. ve savaş başlıyor. Kendinizden başka bir şey bilmemenin ötesinde neler olduğunu gerçekten göremezseniz karanlıkta olacak olan budur. Bunun içindir ki olan her şey dışınızdadır ve hep bir gizem içindedir. Bu nedenle hep bir dram vardır. Bu nedenle hep bir komplo ve nefret vardır. Karanlıkta olmak korku ve endişe yaratır.
Fakat şimdi, mecazi hikaye devem ederken, karanlıkta aslında kim olduğunu bilen biri var. Bu kişinin, bizim Kibrit Taşıyıcı adını verdiğimiz kişinin özelliklerine sahip olduğunu söyleyebilirsiniz. Bu kişi, kendisinde ışık yaratma yetisini taşıyor. Küçük de olsa bu kişinin bir kibriti var. Tamamen karanlık bir odada, küçük bir kıvılcım ilgi çekicidir çünkü herkes için yeterince görülebilir bir loşluk yaratır. Böylece bu tek Kibrit Taşıyıcı, o karanlık odada, kendi kendine, kibriti yakmaya karar verir. Sebep? Sebebi, kendi ruhsallığı, kendine değer verme üzerinde çalışmak ve kendisini daha iyi görebilmektir.
Kibiriti kendi için yakar ki böylece Yüksek Benliğinin elini tutabilsin ve kim olduğunu keşfedebilsin. Ve kibriti yakar. Kibriti yakma sürecinde, odanın tamamını çok az da olsa aydınlatır. Birden, İnsanlar birbirlerini görmeye başlarlar ve bundan çok hoşlanırlar! Aileyi görmüşlerdir! Korku, gitmeye başlar. Yanınızdakini anlamak, anlayış ve huzur getirir. Güvensizlik azalır. Bazıları, ışığın aslında nereden geldiğini aramaya başlarlar. Ama birçoğu bununla ilgilenmez.
Kibrit Taşıyıcının ışığının özelliği, deniz kenarında duran deniz feneri ile aynıdır. Deniz feneri yalnızdır, tek başınadır. Başkalarının görebileceği şekilde ışığını yansıtır ve onları kendi seçimleri ile güvenli limanlara yönlendirir, çünkü kendi yaşam gemilerinde seçme dümenine sahiptirler. Kibrit Taşıyıcı, elinde kibrit oturmaktadır, ve kibriti kendi için yakmıştır fakat olumlu şekilde tüm etrafını da etkilemiştir.
Kibrit Taşıyıcı hiçbir şey söylemez. Bu insanın etrafındaki kişiler, onun adını dahi bilmeyebilir. Hatta bir kibrit yaktığını dahi bilmeyebilirler! Tek bildikleri artık görebildikleridir! Bazıları kendi içlerindeki kibriti aramaya başlar ve yavaş yavaş onu yakarlar, ve oda daha da aydınlık hale gelir. Oda ne kadar aydınlanırsa, daha çok görünür ve bir gizem olmaktan çıkar ve bir İnsan kendini ve mevcut ailesini ne kadar iyi anlarsa, daha çok anlayış olur, daha çok huzur olur. Bizim gördüğümüz şekliyle, gezegenin özelliği budur.
Birçok kez ifade ettik ki gezegendeki nüfusun yüzde birinin yarısı, Dünya üzerinde barışın olması için kibriti yakmak zorundadır. Artık bunun ardındaki nedeni biliyorsunuz. Bu, gezegende asla sizin inandıklarınıza inanmayacak, ve asla kibrit yakmayacak olanların da olduğu anlamına geliyor. Ama yine de katılacaklar. Işığınıza katılacaklar.
Bunu anlamak sizin için belki zor olabilir – küçük bir kibrit nasıl böylesine bir fark yaratabilir. Ama yaratır. Bu odada olan ve beni dinleyen ya da okuyanlar, Kibrit Taşıyanlardır. Bunu nereden biliyorum? Çünkü sizi tanıyorum. Ah, insan. Bu odada savaşçılar var; tüylerinizi diken diken yapacak hikayeler var. Kahramanca hareketler ve neşe var. İnancın ötesinde ıstırap var; şükran var. Bu gezegen üzerinde bir insanın başına gelebilecek her şey, şu anda burada. Dünyada meydana gelmiş en büyük dramlara siz de dahil oldunuz. Bir insanın başka bir insan için yapabileceği en kahramanca hareketleri, sizler yaptınız. Gezegende asla olmaması gereken bazı ıstırapları, sizler çektiniz. Gezegenin gördüğü en büyük kutlamalar, sizin içindi.
Yaşlı Ruh Enerjisinin Çeşitleri
Burada, doğum yapmış erkekler var! Çünkü bugünkü cinsiyetleri o zamankinden farklı. Savaş zırhı giymiş kadınlar var çünkü o zamanlar cinsiyetleri farklıydı! Yaşlı ruhlar, sırası gelince cinsiyet değiştirirler, anlıyor musunuz? Şimdi size söyleyeceğim bir şey var ve beni iyi dinlemenizi istiyorum çünkü bu, pek düşünmediğiniz bir kavram. İnsanlar, birçok enkarnasyonlarında çok ama çok uzun süre boyunca aynı aile grupları içinde kalma eğilimindedir. Aynı kültür içinde de çok uzun süre kalabilirler. Ah, yaşadığınız yeri değiştirebilirsiniz ancak damarlarınızdaki kanı değiştiremezsiniz, değil mi? Bugün Amerika’da oturuyor olabilirsiniz, ancak bu nerede doğduğunuzu değiştirmez. Şimdi söyleyemek istediklerim, üç boyutlu algının ötesinde. Bu, sizin her şeyin işleyişi ile ilgili algınızın ya da atalarınız, akrabalarınız hakkında düşündüklerinizin ötesinde olduğu anlamına gelmektedir. Şimdi anne babalarınızdan, büyük anne ve babalarınızdan ve onların anne ve babalarından bahsedeceğiz. 100 yıl hatta daha öncesine gideceğiz.
Değişimin Zamanlaması
Partnerim bugün zamanın parçalı yapısından bahsetti. Size, zamanın, sizin algıladığınız şekliyle aslında üçüncü boyutta hiçbir anlam ifade etmeyen bir döngü içinde olduğuna dair örnekler verdi. Ancak çokboyutlu dünyada işler böyle yürür. Sizin kendi biliminiz de bunu anlamaya ve zamanın gerçekten de bir döngü içinde olabileceği ve bu zaman çemberinde ilerlerken belli bir düzen içindeki yol üzerinde meydana gelen tahmin edilebilir bir potansiyel etki döngüsüne ya da parçalara sahip olabileceği inanışına katılmaya başlıyor. Bu potansiyeller hesaplanabilir ve bu potansiyeller, bir ezoterik tahmin, bir eski takvim ile ifşa edilmiyor olsalar da oradadırlar. Takvimler, zaman döngüsünü yansıtır.
Size, Mayaların, astronominin yanında kendi gözlem sistemlerinin olduğunu anlatmıştık. Birçok kadim uygarlık gibi, onlar da zaman parçaları ve potansiyel tahminleri üzerine çalışmalarından ibaret olan takvimleri etrafında bir sistem geliştirmek için sezgilerini kullanmışlardı. Size, gece ile gündüzün eşitlendiği devinimi temsil eden 36 yıllık pencerede olduğunuz ve bu pencerenin merkezinin 2012 olduğunu söylemiştik. Size bu 36 yıllık olayın, 2012 Galaktik Hizalanma enerjisi adını verdiğiniz olay olduğunu ve ayrıca buna, Büyük Değişim adının da verildiğini söylemiştik. Öyleyse, bu tahmin edilebilir olduğu anlamına gelir – ve birçok kişi bu olayı tahmin etti. Ayrıca, bu olayın beklendiği ve bu beklentilerin potansiyellerinin de önünüzde olduğu anlamına gelir.
Atalarınızla Bir Kuantum Buluşması
Sizi zamanın olmadığı, perdenin öbür tarafına götürmeme izin verin. Unutmayın, benim tarafımda 3B lineer zamanda değiliz. Çokboyutlu bir hal içerisindeyiz, ki biz buna genellikle kuantum hali diyoruz, yine fizikte “3. Boyutun dışında” anlamına gelen bir benzetme kullanıyoruz. Perdenin öbür tarafında, gerçekleşmiş ve gerçekleşmekte olan buluşmalardan bahsetmek istiyorum. Zaman olmadığında, sadece potansiyeller vardır. Sadece potansiyeller olduğunda, geçmiş, ve şimdi sizin için bulanıktır. Bulanıktırlar çünkü 3B filtreniz vardır. Gelecek bilinemez, fakat yapabileceklerinize dair potansiyeller ve bu potansiyellerin ne kadar güçlü oldukları ve bugün, dün ve yarın ne olacağı bilinciniz tarafından yaratılır.
Lütfen benimle ebeveynleriniz, ve onların ebeveynlerinin katıldığı bir toplantıya gelin, çünkü onlar da sizler gibi ruhlar. Sizin gibi, onlar da Yaratıcı Tanrıdan bir parçalar. Dünya üzerinde bu gerçeği araştıracak kadar asla uyanamamış olsalar da bu toplantı için Dünyada DEĞİLLER. Şimdi, tam şu anda bulundukları bu toplantıya gidelim.
“Ama Kryon! Benim annemle babam hala yaşıyor. Perdenin öbür tarafında bir toplantıda olamazlar.” Bizim için, hala o toplantıdalar, çünkü ruh enerjinizin bir kısmı her zaman perdenin öbür tarafında kalır, sevgili varlık. Yüksek Benliğinizin ne olduğunu sanıyorsunuz? Kendi kişisel, meleki formunuzun enerjisidir. Size vermek istediğimiz benzetme şudur: bir ayağınız daima perdenin öbür tarafında iken bir ayağınız ise 3. Boyuttadır. Tüm dualite meselesi ve hayatınızın sınavı, kapıyı açmak ve bunu görüp Yüksek Benliğinizin elini tutmaktır. Yüksek Benliğiniz, Dünya üzerinde bulunduğunuz her defasında aynı Yüksek Benlik olmuştur, aynı Yüksek Benlik, birçok enkarnasyonunuz boyunca farklı İnsan bedenlerinde bulunmuştur. Tüm çağların bir ortak özelliği var. Şimdi anlıyor musunuz? Kaç geçmiş yaşamınız olduğundan, ne yaptığınızdan, nerede bulunduğunuzdan bağımsız olarak aynı Yüksek Benlik hep orada olmuştur. O sizin çekirdeğinizdir. Şimdi, neden onunla bağlantıya geçmek istediğinizi anlıyor musunuz?
Kibrit Taşıyıcının Doğumu
Benimle bu toplantıya gelin, mecazi olarak, ve izleyin. Büyük anne ve babalarınız da oradalar. Tanrının zihni ile her şeye bakıyorlar. 3. Boyutta değiller; o mükemmel yerdeler, o, hayal edebileceğiniz her şeyin ötesinde Yaratıcı enerjinin temsil edildiği yerdeler. Tanrının parçaları arasında bireysellik ya da tekillik olmasa da, bu toplantıda bulunanlar bir kollektif kuantum grubunun bir parçası olsalar da, kim oldukları ve kim olacaklarına dair potansiyelin özü orada temsil edilmektedir. Bunu anlamanızı beklemiyorum. Sadece benimle birlikte toplantıyı izlemenizi istiyorum. Tüm geçmiş yaşamları onlarla birlikte orada.
Şimdi, sizin geçmiş zaman dilinizle, neler konuştuklarını anlatacağım:
“Gezegene gidiyoruz. Düşük enerjide olacağız ve mümkün olduğunca çok ışık yayacağız, ama bu çok fazla olmayabilir. Asla uyanamayabiliriz. Çünkü zamanı gelmedi. Fakat Galaktik Hizalanmanın belirmeye başladığını görüyoruz. 36 yıllık pencere geliyor. Biz o dönemde hayatta dahi olmayabilriz.” Fakat yine de gelmeye karar verip plan yapıyorlar. Onlar yaşlı ruhlar ve yapacakları bir şey var: Tohum ekmek.
Şöyle bir soru sorabilirsiniz, “O zaman, eski enerji olmasına rağmen neden gezegene geliyorlar ki?” İşte cevap: ebeveynleriniz ve onların ebeveynleri dünyaya geliyorlar böylece anne babanızı dünyaya getirebilsinler. Bu arada anne babanız da toplantıda – ah bir de siz de oradasınız! Çocuklarınız da! Anlıyor musunuz? Hepiniz kollektifin bir parçasısınız ve parçalarınız asla ondan ayrılmıyor, siz burada olsanız da, Dünyada yaşıyor olsanız da. Bu kuantum buluşmada, lineer zaman yoktur, sadece potansiyeller vardır. Bu lineer düşünen biri için anlaşılması çok güç bir konudur.
Dinleyin: büyük anne ve babalarınız, anne ve babalarınız ve siz atalarınız konuşurken bir anlaşma yapıyorsunuz: “Bu süreçten geçeceğiz ki böylece çocuklarımızın değişim döneminde dünyaya gelmeleri için zamanlama doğru olsun.” Potansiyellerin ne olduğunu biliyorlar ve bu süreçte burada bulunan kişinin SİZ olduğunuzu kesinleştirmek istiyorlar. Büyük anne ve babalarınızdan öncesine de gidebilirdim.
Değişimin zamanının önceden bilindiği doğru ise, Gaya ve yeryüzü döngülerinin de bir parçası olduğu için, bu bir sistemdir, rastgele oluşmaz. Bu, atalarınız olan ruhların potansiyellerinin sizinkiler ve çocuklarınızınki gibi planlamasının kusursuz bir şekilde sıralanması gerekiyor ki hücresel yapınız sahip olduğunuz kan bağına ve Akaşik kayıtlara sahip olabilsin. Bunu hiç düşünmüş müydünüz? Aslında kusursuz bir zamanda “yaşlı ruh uzmanı” olabileceğinizi fark etmeye başlayabilirsiniz.
Yine ebeveynlerinizden bahsedelim. Diyebilirler ki, “Gezegene gidiyoruz, orada tanışacağız ve bu ruhu, bu [dünyada birçok geçmiş yaşamı olmuş] yaşlı ruhu dünyaya getireceğiz. Ve o belki de bizimkinden bile yaşlı bir ruh, hatta en yaşlı ruhlardan biri olabilir. Asla uyanamayabiliriz. Ancak gezegene gitmek bizim işimiz. Çok fazla ışık taşıyamayabiliriz. Hatta doğurduğumuz çocuğu eleştirebiliriz. Hatta onu aileden bile atabiliriz! Onu istismar bile edebiliriz. Eski enerji bizden bu ilahi niyetimizi tamamen saklayabilir, ama bizim gitme amacımız bu, böylece çocuğumuz bir uyanışın potansiyeline dair ilim sahiplerinden biri olabilsin. Onlar Kibrit Taşıyıcılar olacak.”
Şimdi, size alın yazısının olmadığını hatırlatmak için ara veriyoruz. Bir kez daha, bu, potansiyeller üzerine yapılan bir toplantı, sözleşmeler üzerine değil. Yine de İnsanlar, karmik gruplar içinde enkarne olurlar, böylece çekim ve eşzamanlılık ebeveynlerinizin tanışmaları ve birlikte sizi dünyaya getirmeleri için olağanüstü fırsatları geliştirmek için sonuna kadar çalışır.
Yukarıdaki benzetmede olduğu gibi, Kibrit Taşıyıcılar, eski enerjinin karanlığı içinde mecazi olarak bir kibrit yakıp gezegeni aydınlatmak üzere bu zamanda dünyaya gelenlerdir. Bunu hiç düşündünüz mü? Anne ve babalarınız kasten biraraya geldiler. Ah, şöyle diyeceğinizi biliyorum, “Bekle bir dakika, Kryon, anne ve babamı bilmiyorsun. Onlarda böyle bir bilinç olduğunu sanmıyorum.” Perdenin bu tarafında belki yok, sevgili varlıklar, fakat ne demek istediğimi anlıyor musunuz? Tanrının aklı ile, şöyle diyerek dünyaya geliyorlar, “Büyük bir ihtimalle uyanmayacağız. Bu planlama toplantısını hatırlamayacak ya da böyle bir şeyin mümkün olabileceğine dahi inanmayacağız. Eski enerji bizi bunu görmekten alıkoyacak. Ancak bizim bir Kibrit Taşıyıcı çocuğumuz olacak, bu gezegen üzerindeki en yaşlı ruhlardan biri. Bunun için buradayız.”
Bu nedenle büyük anne ve babalarınız ve onların büyük anne ve babaları buraya geldiler. Soy ağacınız bunu anlamanız için orada. Potansiyeller orada, ve bu gün burada bu celseyi dinlemek üzere o sandalyede oturuyorsunuz çünkü tüm planlar işe yaradı ve siz de buradasınız, Kibrit Taşıyıcılar.
Kibrit Taşıyıcının Özellikleri
Taşıdığın kibritten bahsedelim, sevgili varlık. Burada oturan ve bu sözleri okuyan kibrit taşıyıcılarına hitap ediyorum. Her nerede ve bireysel davranışlarınızın yarattığı hangi koşullarda ışık yaratırsanız yaratın, yarattığınız enerji yaşadığınız yerde Gayanın enerjisini değiştirir. Etrafınızdaki kuantum olan her şeyi değiştirir. Tüm dünya sizi biliyor. Uyanırsanız, uyandığınızı tüm dünya bilir. Gaya sizi tanıyor. Bir ormanda tek başınıza yürüdüğünüzde, ağaçlar sizi tanır. Hayvanlar sizi tanır. Tanrı sizi tanır. Ben sizi tanırım. Bunun için geldiniz. Sizi buraya getiren şey hissetikleriniz. Bunun için bu sandalyelerde oturuyorsunuz, ve bugün bunun için geldiniz.
Diyebilirsiniz ki, “Bendeki değişiklik ne? Bu hayatımda hissettiğim ne? Neden içimde bir şey yapmam gerektiğine dair bir his var?” Uyan, Kibrit Taşıyıcı, çünkü bu senin kaderin. Özgür iradenle, hayatını, etrafındakilerin kim olduğunu bileceği en azından ışığını hissedeceği bir noktaya doğru aydınlatacaksın.
Size aileniz hakkında sorular sormama izin verin. Şu anki kan bağınız olan aileniz hakkında sorular soracağım. Onlara nasıl davranıyorsunuz? Şöyle diyecek olan bazı kişiler var, “Ama şimdi konuyu onlara getirmeyelim, ben pek kendilerinden hoşlanmıyorum.” İşte bu nedenle dram bir döngü içinde tekrar tekrar geri geliyor, sevgili varlık. Şöyle devam ediyorsunuz, “Elimden geleni yapıyorum, fakat onlardan pek hoşlanmıyorum. Ancak eminim ki katıldığım Yeni Çağ toplantılarının yıldızı benim. Oradaki herkesi seviyorum, her birini.” [Gülüşmeler] Evet, ama ben size onu sormadım. Sizin gibilerle anlaşmak çok kolaydır. Çünkü hepinizin ışığı var! Hayır, karanlıkta tek başınza olan sizden bahsediyorum. Ailenize nasıl davrandığınızı bilmek istiyorum.
Kibrit Taşıyıcının ailesini nasıl gördüğünü anlatmama izin verin. Dramları geride bırakır, hataları geride bırakır; kendisi için yapılanları görür. “Anne ve Baba, bana hayat verdiğiniz için ve perdenin öbür tarafında dünyayı değiştirebileceğimi bildiğiniz için teşekkür ederim. Planlama toplantısında yaptıklarınız için teşekkür ederim. Bana söylediğiniz herşeye, yaptıklarınıza, yargılamalarınıza ve taktığınız adlara rağmen, sizi onurlandırıyorum.” Şimdi bu siz misiniz?
İlişkileriniz olur; büyürsünüz; bazen ilişkiler değişir; uzun süre o ilişkiler içinde kalırsınız; sonra yine değişirler. Şimdi, diyelim ki bir ilişkinizde sorun var. Unutmayın, bu kan bağı olan bir ilişki değil; kendi seçiminiz. Onların başka bir toplantıda olma ihtimali olabileceğini mi düşünüyorsunuz? Bu biraz düşünmesi sıkıcı bir hal alıyor, değil mi? Peki bu konuyu ilişkilerinizde nasıl görüyorsunuz? Ağzınızdan çıkan sözcükler ne olursa olsun, hareketler ne olursa olsun, ihanetler ne olursa olsun, bugün ne olmuş olursa olsun, bir Kibrit taşıyıcı şöyle düşünür, “O, Tanrının, bana ders vermek ve rahat alanımdan çıkarması için tasarladığı bir varlık. Belki de almam gereken ders, beni hemen harekete geçirip insanlığın geri kalanı için şefkat duymamı sağlayacak bir derstir. Teşekkür ederim, Tanrım.” Kibrit taşıyıcı böylse söyler. Siz bunu yapabilir misiniz?
Kibrit Taşıyıcı, Tanrının ışığına sahiptir, ve siz de diyebilirsiniz ki, “Ama, sen Rahibe Teresa’yı tarif ediyorsun! Ben bunları yapabilir miyim bilmiyorum. Bu zor bir sınav, Kryon, çünkü sen benim hayatımda neler olup bilttiğini bilmiyorsun… ailemle ve etrafımdaki insanlarla neler yaşadığımı bilmiyorsun.” Ah, evet, biliyorum. Anlıyor musunuz, ben oradaydım. Ve bu arada, etrafınızdaki melekler de oradaydılar. Neden uzattıklarında ellerini tutmadınız? Kimin burada olduğunu biliyorum! Hep kendi başınıza yapmak istiyorsunuz, değil mi? Dinlesen iyi olur, partnerim, şimdi söyleyeceklerim senin için de geliyor. Hep tek başınıza yapmak istiyorsunuz – etrafınızda sizin için hazır bulunan yardıma rağmen siz kendiniz yapmak istiyorsunuz. Kimin kime ne yaptığını biliyoruz. Her adımınızda oradaydık.
Saf Kibrit Taşıyıcının özellikleri, sevgiyi yürütmek üzerinedir. Karşılarına çıkan her İnsana hoşgörü gösterirler. Sevginin her durumda orada olduğunu düşünürler. Işık yaratırlar.
Size yine karanlık ve ışıktan bahsetmek istiyorum. Bir ışık yaktıysanız, karanlık sizi ele geçiremez. Aslında hiçbir enerjisi olmayan karanlık nasıl olur da siz ışık taşırken etrafınızda olur ve sizi ele geçirebilir ki? Karanlık, tanımlandığı şekliyle, ışığın yokluğudur. Bazı Işıkişçileri, tuhaf 3B kavramlara sahip: “Oraya gitmek istemiyorum çünkü karanlık beni ele geçirebilir. Nereye gideceğim konusunda çok dikkatliyim. Karanlık enerjiye sahip insanların yanında olmak istemiyorum.” Neden oraya gidip onların hayatlarına ışık saçmıyorsunuz, ah cesaretli varlık? Sadece başka ışıkların olduğu yerlere mi gidiyorsunuz? Doktorlar işe gidip sadece doktorları mı görüyor?
Ailenize nasıl davranıyorsunuz? İşe gittiğinizde, orada neler oluyor? Laf kalabalığını duyabiliyorum: “Dünyanın en kötü patronuna sahibim. Sırf bizi çalıştırmak için anlamsız işler vererek bize işkence etmekten hoşlanan biri. Bu patron, Yeni Çağdan hoşlanmıyor çünkü farklı inançları var, bunun için yeni çağ inancı ile dalga geçiyor.” Bunu bilmediğimizi mi sanıyorsun, sevgili varlık? Unutmayın, her yönetici, daima yönetici olmak için gerekli ilme sahip olmayabilir. Peki, onlara nasıl davranıyorsunuz? Düğmelerinize basmaya devam ediyorlar mı? Sizi sinirlendirecek şeyler yapmaya devam ediyorlar mı? Ya da belki de sürekli stres içinde olan bir patronunuz var? Bunun için daima işteyken karanlık enerji içinde olmanız gerekebilir, ya da sizin sayenizde aydınlanabilir?
Sana gerçeği söylemek istiyorum, Kibrit Taşıyıcı. Işık taşıyorsan eğer hiçbir karanlık ya da karanlık enerji seni etkileyemez. O yere gider, kapıyı açar ve işini yaparsın. Ve orada bulunduğun süre içinde, şöyle demektesindir: “Teşekkür ederim Tanrım, bir işim var. Teşekkür ederim, şu anda buradayım çünkü her nereye gidersem gideyim bir fark yaratacağım.” Bazıları iş yerlerinde fark yaratmanın imkansız olduğunu söylüyor. Hala, “Nasıl bir işim olduğunu bilmiyorsun,” diyorlar. Ah, ne kadar da 3 boyutlusun! Taşıdığın ışığın hoşgörü, memnuniyet ve sevgi yarattığını biliyor musun? Paylaşma ve özenle dinleme yetisini yaratır. Gezegeni değiştirir. Etrafınızdaki bazı kişiler nihayet bir gün size sorunlarının çözümü için gelirler. Oturup şöyle düşünebilirsiniz, “Sorunlarını neden benimle paylaşmak istediklerini merak ediyorum.” Belki de sezgisel olarak ışığınızı görüyorlardır; belki de hoşgörünüzü görüyorlardır; belki de onları tek dinleyen sizsinizdir, ve onları dinlerken sevginizi paylaşıyorsunuzdur. Sizin yanınızda oldukları süre boyunca onlara sevgi gönderiyorsunuzdur. Ve belki de bu o gün boyunca, o hafta ya da o yıl boyunca alabilecekleri tek sevgidir, sevgili Kibrit Taşıyıcı.
Yaptığınız şey budur. Her defasında tek bir İnsan. Tek seferde dünya bir İnsanı değiştirir, siz bunun için buraya geldiniz. Bu nedenle ebeveynleriniz bunun potansiyellerini gördüler. Yürüdüğünüz her yerde, içinde bulunduğunuz her durumda, kibriti yakma şansınız var. Işığınız ne kadar büyük olursa gezegenin ışığı da o kadar büyük olur. O zaman şimdi, hala neden bu gezegene geldiğinizi merak ediyor musunuz?
“Kryon, ben ne bir şifacıyım, ne de bir yazar. Bir medyum bile değilim. Sadece evden işe, işten eve gidip geliyor, yatağımı yapıyor sonra yine işe gidiyorum. Bu nasıl bir hayat?” Sana söyleyeceğim, sevgili varlık, bir Kibrit Taşıyıcının hayatı! Sülalen senden buraya gelmeni ve bu gezegende yaşayıp kibrit yakmanı, işe gitmeni, yatakları toplamanı, ayak işleri yapmanı ve tekrar eve gelmeni istedi. Bunun için buradasın! Bir süre için bunu unutmamanızı istiyorum çünkü gittiğiniz her yerde sizin sayenizde daha fazla ışık var.
Korku ve endişe ile nasıl başa çıkıyorsunuz? Neler düğmelerinize basıyor? Sizi endişelendiren şeyler neler? Bunları kontrol altına almanın zamanı gelmedi mi? Sizi son günlerde sınayan bedeninizde neler olup bitiyor? Sadece bu sandalyelerde oturanlarla konuşmuyorum. Partnerimle de konuşuyorum. Onunla her zaman konuşurum. O da sizin gibi. O da hayatını sizin gibi yaşıyor. Sizinkilere benzer soruları var, ancak o bir kanal! Ben herkesle konuşurum. Ben Kryon’um. Asla İnsan olmadım. Görünüşte daima dışarıda dururum. Rehberleriniz, Yüksek Benliğinizden bu gezegenin enerjisi için gelen bilgiden ben sorumluyum. Bu değişim başlamadan önce, burada bulunmama izin verilmiyordu çünkü gezegenin enerjisi bugün öğrettiğim bilgilerin enerjisi ile uyumlu değildi. Uzun bir süre daha burada olacağım çünkü potansiyeller, enerjinin kalacağı ve büyüyeceğini gösteriyor – ve hepsi siz Kibrit Taşıyıcıları sayesindedir.
Sizi en çok ne sinirlendirir? Sizde en kolay basılan düğmeler neler? Haberleri izlerken, politik olayları izlerken, belli davranışlara şahit olduğunuzda, sinirleniyor musunuz? Sizi neyin çok sinirlendirdiğini düşünün. Şimdi, size bir soru soracağım, sizi sinirlendiren şeye hoşgörü gösterebilir misiniz? İşte Kibrit Taşıyıcının yapmayı öğrendiği şey budur.
“Savaştan nefret ediyorum,” diyebilirsiniz, “Bu konuda bir şey yapmak istemiyorum. Savaşın neden olduğu ıstıraptan, kalp kırıklıklarından nefret ediyorum. Bu hiç bitmeyecek gibi.” Sizden savaşı sevmenizi istemiyorum. Sizden, savaşa neden olan İnsanları sevmenizi istiyorum. Onlar da Tanrının bir parçası, tıpkı sizin gibi. Bu gibi konulara hoşgörü ile bakıp Tanrı tarafından sevilen rollerini anlayabilir misiniz? Bunu yapabilirseniz eğer işte o zaman onların hayatlarına ışığınızı yansıtabilirsiniz. Nerede olursa olsunlar, ve sizin kim olduğunuzu bilmiyor olsalar da fark etmez. Kayalıkların üzerindeki deniz feneri gibi. Kaç gemi ya da gemi kaptanı deniz feneri bekçisi ile yemeğe gitmiştir? Belki çok azı. Ama yine de deniz fenerini ararlar değil mi? İşte, insanlık da sizi arıyor! Sezgisel olarak, ve en karanlık enerji dahi ışığı bilmektedir.
Kibrit Taşıyıcıları her yerde. Partnerimin gittiği her yerde, Kibrit Taşıyıcıları ile dolu salonlar oluyor. Bunun için oradalar. Ayrıntıları bilmiyorlar ama içlerinde hissediyorlar. Bunlar, “Yeryüzüne Barış Tohumlarını Ekmek” adı verilen etkinliğe katılmak için biraraya gelen yaşlı ruhlar. Bu 36 yıllık pencere [Galaktik Hizalanma] tamamlandığında, o tohumlar güvenle ve daimi olarak ekilmiş olacak. Potansiyel kendini gösteriyor ve daha göreceğiniz çok joker var. Joker bizim beklenmeyen ve gezegeni değiştiren hareketler için kullandığımız bir terim. Genellikle ülkeler beklenmedik dönüşler yaptığında, ya da diktatörler beklenmedik şekilde iktidardan düştüklerinde ifade edilir. Joker, insanlığın, bölmek yerine her şeyi bir araya getirmeye başladığı bir senaryodur.
Bu, bizim 22 yıl önce gördüğümüz bir potansiyeldi ve bugün hala görmeye devam ediyoruz. Aynı yolda ilerliyorsunuz. Hiçbir şey onu rayından çıkaramadı ve hala özgür iradeye sahipsiniz. Bu verilmiş ya da önceden belirlenmiş bir gelecek değil. Aksine, birçok potansiyelin yer aldığı kuantum çorbada gördüğümüz en güçlü potansiyeldi – ve hala böyle görüyoruz. Kendi üzerine inşa ediliyor, ve her yerde tezahür ettiğine dair kanıtlar var ve Kibrit Taşıyıcıları, kibritlerini yakmaya devam ediyor.
Bu sabah bu seminere kısa bir celse ile başladığımızda, bizimle kendileri arasına duvarlar ören, kendisinden dahi şüphe eden kuşkucu insanları beni kısa süreliğine kabul etmeleri için davet ettik. Şimdi size duvarı tekrar yerine koymanız için bir fırsat sunuyorum. Buraya gelip bu metafiziksel konuşmanın hiçbir kısmını istemiyorsanız ve hazır değilseniz, duvarlarınızı geri koymak sizin için atlayıp çıkış yapacağınız güvenlik ağınız olacaktır. Bunu biliyorum ve size diyorum ki, “Duvarlarını geri koy,” çünkü hazır değilsiniz. Biz sizleri birşeylere zorlamak üzere burada değiliz. Buradan istemediğiniz bir enerji ile ayrılmanızı istemiyoruz. Bu mesaj, uygun ve zamanı olduğunu hisseden Kibrit Taşıyıcıları için. Fakat size bir gerçekten bahsetmek istiyorum: Bugün burada duyduklarınızı asla unutmayacaksınız. İnsan beyninde, “sil” tuşu yoktur.
Kibrit asla kaybolmaz. Yaşlı ruh kibriti ihtiyacı olduğu sürece taşır. Çocuklarınız da taşıyacak. İşte bu işin aslı budur ve bu harika bir plandır. Bir kez daha, dünya üzerindeki İnsan nüfusunun yüzde birinin yarısından azı kibritlerini yaktığında, değişim meydana gelecek ve bu yavaş yavaş gerçekleşmeye başlamıştır. Bugün hangi seviyede olursa olsun, kibritlerinizi yakın. Bir gün kibritinizin tam olarak yandığını fark edeceksiniz ve o gün birçok yerde de aynı şekilde kibritlerin yandığını bileceksiniz. Bu nedenle dünyanın her tarafında birçok Işıkişçisi var. Onlarla asla karşılaşmayacaksınız fakat aslında birbirinizi kuantum olarak tanıyorsunuz.
İşte bugünün mesajı budur. Hem okuyucu hem de dinleyici için, Kryon’un mesajı budur. Her zaman bu olmuştur ve bu olacaktır. Enerji yükselip de bu tür sözlerin söylenmesine, ifade edilmesine ve öğretilmesine izin verdikçe daha öz ve net hale gelmektedir.
Kryon olarak şükran duyuyorum, burada olacaklarını hep bildiğim Kibrit Taşıyıcılar ile buluşmak üzere bu kadar uzaklara geldiğim için. Ve öyledir.
KRYON
Tercüme Facebook.com/2012limitsiz Twitter.com/2012limitsiz PDF formatında bilgisayarınıza kaydetmek için:
© 2011 Semra Ekmekci
2012 LimitSiz | http://www.2012limitsiz.com
e-mail: info@2012limitsiz.com
-
2012limitsiz posted this