
CELSE
AKAŞİK DÖNGÜ
Bu canlı celse, Totowa, New Jersey’de gerçekleştirilmiştir.
17 Temmuz 2011
Lee Carroll tarafından kanallık edilmiştir.
Okuyucuya yardımcı olmak adına, bu celse [Lee ve Kryon] tarafından daha anlaşılır bir hale getirilmek üzere tekrar elden geçirilmiştir. Genellikle canlı celseler, kağıt üzerine aktarılamayan bir iletişim enerjisi taşır. Temmuz 2011’de New Jersey’de verilmiş olan bu geliştirilmiş mesajın keyfini çıkarın.
Selamlar, sevgili varlıklar, Ben Manyetik Hizmetten Kryon. Benimle oturun ve hissettiğiniz enerjinin gerçekliğini duyun. Burada o kadar çok enerji var ki. Bu gece bu toplantıya katılan ve bu sandalyede oturan İnsan, gerçekten de etrafında olup bitenlerden bihaber, kendi Akaşik mirasının, kendisini saran çok boyutlu enerjilerin de farkında değil.
Bugün buraya getirilen herkes, aile hakkında daha çok şey öğrenmek için burada. Bir an için benimle oturun ve huzurun saf sevgisinin önüne geçecek tüm dünyevi düşünceleri askıya alın. Bir an için yaşamın bulmalacalarını, beyninizi işgal eden her şeyi ve vicdan adını verdiğiniz hissi askıya alın. Sürekli çalışıyorsun, İnsan. Bu hayatta kalmanın tek yolu. Hayat adını verdiğiniz bu durum ile mücadele ediyorsunuz. Bu nedenle onu askıya almanızı istiyorum. Daha büyük bir resim var, bugün size sunmak istediğim bir enstantane var.
Bir kez daha, tam şu anda, size bir mecazi hikaye anlatacağım. Bu aynı zamanda bir gerçeklik, ve aynı şekilde bir açıklama. Bir hapishane hücresinde bir adam düşünün, çok uzak bir geçmişte olmayan. Kendisini heyecanlandıran, keşfettiği bir şey hakkında arkadaşlarına mektup yazıyor. İnancı yüzünden hapishanede. Keşfettiği sevgi hakkında fazla konuştuğu için orada. O günlerde, bulunduğu yerde, normların dışına çıkılmasına pek izin erilmiyor. Hapisten bir gün çıkabilecek mi bilmiyor, hatta hayatta kalacağından bile emin değil.
Tüm bu düşünceleri askıya alıp, önündeki parşömen üzerine arkadaşlarına bir şeyler yazıyor. Sözleri çok güzel. Daha önce hiç yazar olabileceğini düşünmemiş, fakat sözcükler kalbinden akıyor. “Huzuru buldum ve çok mutluyum.Tanrı’yı buldum. Gerçeği buldum.” Hapishane dışındakileri bile kendi içlerine bakmaları ve Tanrının sevgisini orada bulmaları konusunda cesaret veriyordu. O mektupları arkadaşlarına, Korint ve Efes’deki kendi arkadaşlarına yazıyordu ve adı Paul idi.
Bundan tam 30 yıl önce ölmüş bir adam hakkında yazıyordu, öğretileri ona yol göstermişti ama onunla asla tanışma imkanı olmamıştı. Bu adam Sol of Tarsis’di, bir tüccar. Şam’a giderken, melek şeklindeki bir enerji ile tanıştığı bir vizyon görmüştü. Bu enerji o kadar kutsaldı ki dizlerinin üzerine çöküp yere kapanmasına neden olmuştu. İlahiyi hissetmişti ve bunun bir vizyon olduğunu biliyordu. Yazdıkları bugün Kutsal Kitap ya da bazılarının dediği gibi Tanrının Sözleri adını verdiğiniz kitapta okunabilir. Tekrar söylüyorum, Tanrının Sözleri bu durumda Paul’un sözleriydi, arkadaşlarına yazdığı mektuplardı.
Dünya üzerindeki tüm Kutsal Kitaplar, tamamı, ilahi enerjinin vermiş olduğu neşe ve bilgilerin etkisiyle İnsanlar tarafından yazılmıştır. Bu dokümanlara Tanrının Sözü adını siz verdiniz.
Bu size ne anlatıyor? İnsanların içinde Yaratıcının kendisinden gelen büyük ve özel bir şey, güzel ve kutsal bir şey taşıyor olduğuna dair kabul, gerçektir.
Tamamen gizlenmiş ve iç içe geçmiş olduğu için görünmez bir bulmaca gibi görünen sistemler var. Ancak bu sistemler çok güzel ve hepsi sizinle ilgili. Sizin bulduğunuz bu hayırseverlik, takdir ettiğinizi, keşfettiğinizi size gösterir ve tamamen gerçektir. Bir amaç ve bir plan var. Tanrı ve Ruh adını verdiğiniz şey ailedir, ve keşfetmekte olduğunuz hayırseverlik, Tanrının sevgisi, Evrenin Yaratıcısının size armağan, sevgi ve bir amaç ile gelmesini istediği bir arzusudur.
Yaratımın bir parçası olmasaydınız, Yaratıcı böyle bir şey yapmazdı. İçinizde, çift dna’nızın sarmalındaki her bir kısmında, kutsal bir parça var.
Yani Paul kanallık ediyordu ve bugün yazdıkları saygı ve kati kabullenmişlik ile okunmaktadır. Ancak tek yaptığı, bir süre sonra Korintliler ve Efesliler olacak arkadaşlarına mektuplar yazmaktı. Hayırseverlik sistemlerini bilmiyordu. Tek bildiği şey yürekten sevildiği ve bunun kendisi için yeterince iyi olduğuydu.
Akaşik Döngü
Size karmaşık ve ihsan, amaç ve sevgi ile dolu bir sistemden bahsetmek istiyorum. Ben ona Akaşik Döngü – Akaşa’nın sistemi adını veriyorum.
Akaşa: bu kelime bazen, her şeyin kaydı olarak tanımlanır. Sadece sizin değil, Gaya’nın da kayıtlarıdır bunlar. Yani şöyle de diyebilirsiniz; Akaşa, gezegenin kendisi de dahil gezegen üzerindeki her şeyin kaydıdır. Bu sistem içinde, bizim Akaşik Döngü adını verdiğimiz bir şey vardır.
Yaratım Mağarası, bu döngünün depolandığı yer olarak sunduğum ve benim verdiğim bir isimdi. Birçok biçimde ve başka isimlerde de biliniyordu. Aslında ona verilecek hiçbir ad yok, çünkü o bir sistemdir, bir mekan değil, bir mekan adı içeriyor olsa da. Bu yer, güzellik ile dolu, yerkürenin kabuğunda hatta altındadır. Bir insan tarafından görülemeyen ya da bulunamayan boyutsal bir askıdadır. Akaşik Döngü’de bir kutsallık vardır. Doğası gereği kristaldir, ama sayılamaz ya da işaretlenemez. Kuantum hali içinde, gezegen üzerinde bulunmuş ya da bulunacak her ruh için varolan bir kristal yapı var. O, zamanın olmadığı ama zaman potansiyellerinin olduğu “şimdi”dedir.
Bir plan var. Bu gelip gitme planı. Mevcut yapıda ruhların gelip doldurmasını bekleyen bir plan ve bu gezegende ilk kez var olan, başka yerlerden gelmiş olanlar var. Bunu tahayyül dahi edemezsiniz. Ah, evet, üç boyuta sıkıştırabilirsiniz fakat doğru olmayacaktır. Doğru olmaya da ihtiyacı yoktur. Bilmeniz gereken tek şey, onun var olduğudur. Ona Akaşik hesap adını verebilirsiniz.
Her kristal obje için bir ruh var ancak sayılamaz. “Bir dakika,” diyebilirsiniz, “bu kristallerden milyarlarca olmalı. Neden sayılamasın?” Tekrar söylüyorum, o bir çorba olsaydı, soruyorum size, tuzu nasıl sayardınız? Tadına bir sayı verebilir miydiniz? İşte bu, İnsanın kafasını karıştıran kuantum halidir, çünkü her şeyi kişiselleştirmek, bölmek, işaretlemek, ölçmek ve saymak istiyorsunuz – ama bunların hiçbirini sevgi için yapamazsınız. Ancak her biriniz için bir kristal olduğunu söylüyorum.
Bir ruhun bir çok yaşamı olabilir. Yaşlı ruh, iyi dinle: Bu gezegen üzerinde, sizi Gaya ile müttefik yapan tek bir tanımlayıcı, enerjik, kristal ve kuantum kaynak var. Çok güçlü ve yaşam döngüsünü temsil ediyor.
Muhakeme
Neden bir mağara olarak yaratıldığını sanıyorsunuz? Neden Gaya’nın altında olmalıydı? Bir nedeni yoktu ise neden Gaya’nın içinde olmalıydı? Anlıyor musunuz, sistem yeryüzünü de kapsıyor. Böyle olmak zorunda. Kadimlerin bunu biliyor olması ilginç değil mi? Bir kadimin, en eski kadimlerinizin, yaptığı ilk şey, dünyayı anlamak olmuştur. Bu bölgede yaşamış olan yerlilere bir bakın. İlk yaptıkları şey yeryüzüne bir armağan sunmaktı. Gezegen üzerindeki tüm yerliler sistemi anlamaktadır. Yeryüzü canlıdır, annedir. Yeryüzü, yiyecek sağlar, tıpkı bir anne gibi. Ve yaptığınız ilk şey onu onurlandırmak ve bir armağan sunmaktır.
Yeryüzü anne ise, dünya üzerindeki yaşam nedir? Yapacağınız bir sonraki şey ise, bir yerli iseniz, o yaşamı onurlandırmak olurdu. Belki yaşam bir kurt, bir ayı, bir kunduz, bir sıçan olarak var. Hepsi sizin ve Gaya’nın yaşam gücünüzün bir parçası, sizin bilmediğiniz bir ruhsallığı ilerleten bir sistem. Döngü var olmanızın nedenidir.
Yerliler bunu biliyordu. Yerlilerin, hayvan postlarını ısınmak için mi giydiklerini sanıyordunuz? Hem evet hem hayır. Çoğu zaman onurlandırmak için giyiyorlardı. Orman, ağaçlar ve hayvanlara duydukları onuru göstermek için başlarına giyiyorlardı. Gezegeni, toprağı ve sistemi onurlandırıyorlardı. Yaşadığınız tüm hayatlar, tek bir kuantum kristal nesnenin üzerine güzel, çok boyutlu bir enerji olarak kazınmıştır. Mağaradaki hesap tutan nesne sizin bir parçanızdır.
Sistem Nasıl Çalışır
Şimdi dinleyin. Tek tek düşünürseniz, milyarlarca kristal vardır. Kristallerin arasında birleşmiş interaktif bir enerji vardır. Bu şu anlama gelmektedir, onları istiflemek isteseniz de onlara “ruhlar” adını verip çentikler atmak ve “kristal parçaları” diye adlandırmak isteseniz de değillerdir. Tek bir sistem içinde birliktedirler ve birlikte büyürler. Çok karışık olduğu için bu konudan daha önce hiç bahsetmemiştik.
Başkaları ile bazı yaşamlarınızı birlikte tamamladığınızda, bizim birleşmiş dediğimiz enerjilerin ötesine geçersiniz, bu enerjiler başka bir şey haline gelir. Bir, iki olur. İki, dört olur. Karmik etkileşim içinde birlikte olduğunuz aileler, özellikle eski enerjide, pek de alakalı görünmeseler de aslında sistemin kristal parçalarını değiştirirler. Bu karşılaştığınız en karmaşık bulmacadır. İnsanlar ile İnsanlar. Senkronizasyonu açıklamaktadır. Sezgiyi açıklar ve Gaya ile canlıdır.
Gaya, kimin burada olduğunu bilir ve Gaya, gezegen üzerinde yaşayan sizlerin, bu yaşamınızdaki ruhunuzun ifadesine ait kişiliğin, bedenin bilincine karşılık verir. Şu anda o, sizin yüzünüzü taşıyandır. Dünya gezegeni üzerinde olanları değiştirebilecek aktif bilince sahip olandır. Gaya bunu görür. Dünyayı değiştirebilirsiniz. Size gezegenin Kristal Ağını değiştirdiğinizi söylemiştik, bu, yaptığınız her şeyle Yaratım Mağarasına enerji aktarıp onu değiştirdiğiniz anlamına gelir. Çünkü bir sistem var – çok karışık bir sistem.
DNA
DNA’nızda kişisel Akaşik Kayıtlarınızı taşırsınız. Bu gezegende neler yaptınız? Kaç kere burada bulundunuz? Deneyimlediğiniz enerjiler nelerdi? Yaşlı ruhlar, çok az İnsanda olan bir şeye sahipler, ilk kez gelen ruhlarda olmayan bir şeye. Sizin bir kaydınız var. Her bir yaşamın her bir enerjisi DNA’da kalır. Ancak bu enerjiler, kendilerini, bir Akaşa okuyucusu tarafından okunmak üzere istiflenebilir olarak sunmazlar. Sizin deyişinizle geçmiş yaşamları okuyanlar, enerjileri okurlar, geçmiş yaşamları değil, çünkü tüm enerjiler yüzeyde oturur, içiçe geçmiş şekilde, görülmek ve okunmak üzere.
En güçlü geçmiş yaşamlarınız en üstte durur, çünkü hepsi bir aradadırlar. Bir hiyerarşi yoktur. İnsanlar yaşamlarını kronolojik bir sıra halinde görmek isterler. Hepsinin birbirinin ardı ardına olduklarını sanırlar. İnsanlar, geçmiş yaşam okuyucularına şöyle sözler söylerler, “bilmek istediğimiz yaşam çok eskiyse daha pahalıya mal olur mu?” Bu çok komik! Çok lineer! Birçoğunuz bugüne kadar yaşadığınız en güçlü yaşama uyanıyorsunuz – ilk yaşamınıza, Lemuryalı olduğunuz yaşamınıza.
Lemurya, en eski ve en uzun soluklu medeniyet olarak binlerce yıl var olmuştur. Tarihsel olarak kabul edilmeyen, bugün Havai dediğiniz Pasifik Okyanusundaki dağın tabanında sonsuza dek gömülmüş olan bir medeniyettir. Bu tasarlanmış bir şeydir. İnsanlığın, yaratım hikayesinin parçalarını deşmemesi gerekiyordu. Sizi olumsuz etkilerdi. Size olması gerekenden daha fazla bilgi verirdi.
Bulmaca şudur: İçinizde gömülü olan şeyi bulabilir misiniz? Bu yeni enerji bir soğan kabuğu gibi soyulan, sadece gezegenden değil sizden soyulan bir parça olarak görülebilir. Katmanlar dökülmektedir ki böylece içinizdeki Akaşayı görmeye başlayabilirsiniz. Bu, neden birçoğunuzun bu değişimde bazı şeyler hissetmeye başladığınızı da açıklamaktadır.
Gerçekten bu tür şeyler yapabilir misiniz? Cevap evettir. Kaç kişi içindeki Şaman’ın farkında? Kişisel ve özel olarak, kaç kişi oradaki yaşlı ruhu anlamaya başlıyor? Bazılarınız gömülü haldeki yeteneklerini keşfediyor. Bazılarınız, yazar oluyor, hikayeler anlatıyorlar. Yaratıcı olan her şey – müzik, yazı, sanat, renk, tasarım sizin bir parçanız. Onun orada olduğunu biliyorsunuz.
Cinsiyet Değiştirmek
Yaşlı ruhlar, size bir şey söylememe izin verin. Yeterince yaşlı bir ruhsanız, ve bir çoğunuz da öyle, her şey oldunuz. Beni duydunuz mu? Hepiniz. Her iki cinsiyette de oldunuz. Hepiniz bir cinsiyetten diğerine geçtiniz. Başka bir cinsiyete geçme zamanınız geldiğinde ne olur biliyor musunuz? Bunu daha önce de konuşmuştuk. Aynı cinsiyette geçirdiğiniz düzinelerce yaşamınız var. Ona alışırsınız. Rahat hissedersiniz. Başka bir şey olmayı hayal dahi edemezsiniz, fakat değiştirmenin zamanı gelmiştir. Yeni cinsiyete alışmanız en az üç yaşamınıza mal olur, ve bu üç yaşamda, benim deyimimle, “cinsiyet şaşkınlığı” yaşarsınız.
Aslında bu bir şaşırma ya da kafa karışıklığı değildir. Bu tamamen normal bir durumdur, ancak toplum bunu anormal olarak görür. Burada oturmuş size bunu hepinizin deneyimlediğini söylüyorum. Hepinizin. Yaşlı ruhların hepsi. Bu sistemin bir parçasıdır.
Yaratım Mağarasının verdiği döngü, yani her şeyin, tüm yaşam ve tüm ruhların Akaşik Kaydından bahsetmeme izin verin. Kristal Ağ vasıtasıyla Gaya ile bağlantı kurarak, Akaşik Kaydınız ve DNA’nız ile birlikte dünyanın üzerinde yaşıyorsunuz. İçinizdeki bilgiyi kullanarak döngüyü tamamlıyorsunuz. Kristal Ağı, bilinciniz ve hareketlerinizle etkilediğinizde, o da Yaratım Mağarasını değiştirir.
Her şey bir döngü içindedir, sevgili varlık. Bu döngü güzeldir. İnteraktiftir. Daha fazla ifade edemiyorum, tek söyleyebileceğim, ne kadar yüksek frekansta titreşirseniz, bu döngüyü daha çok kullanırsınız ve o da gezegeni daha çok değiştirir. Yaratım Mağarasının içinde, milyarlarca ruhun kuantum enerjisinin kümesi bulunmaktadır; daha henüz dünyaya gelmemiş milyarlarcası da dahil; onları da etkilemektedir. Nedenini söyleyeceğim. Geçmiş üzerinde çalışarak geleceği değiştirirsiniz. Buraya gelecek olanların özyapılarını, ne yapacaklarını ve bilinçlerinin ne olacağını değiştirirsiniz.
Bugün yaptığınız her şey, Dünya üzerindeki barışın tohumlarını eker, bu nedenle dünyaya geldiklerinde sizin sahip olduklarınıza sahip olacaklar. Bu sandığınızdan da derin bir şey, ve bu sandalyede oturmuş petrol fiyatlarının ne olacağını düşünüyorsunuz. Ne demek istediğimi anlıyor musunuz? Belki bir an için bu düşünceleri bir kenara bırakıp, “Teşekkür ederim, Tanrım, bildiğimi biliyorum,” demenin zamanıdır.
Bu salondan çıktığınızda, bir şeyi bilmenizi istiyorum: tüm hayallerin de ötesinde büyüksünüz ve bu nedenle başınızı dik tutmalısınız. Neler yaptığınızdan haberiniz yok. Bazıları buna fedakarlık diyor, biz ise uygunluk diyoruz. Bu odada bu gezegende sadece üç aylık bir amaç için bulunmuş olanlar var. Üç ay sonra ölmüşlerdir ve bir annenin kalbini kırmışlardır. Ve siz şöyle diyebilirsiniz, “Ama, ben neden böyle bir şey yapayım ki?” Ve ben de size derim ki, “Böylece annen Tanrı’yı bulabilecekti, nedeni bu.” Onun için tek yolu buydu. En karanlık derinliklere gidip kendisini incelemesi ve bir Işıkişçisi olması gerekiyordu. Bu Akaşa’da yazılıydı! Kristal Ağ’da mevcut olan bir enerjiydi! Tanrının bunu bilmediğini mi sanıyorsunuz? Bu sistemin parçasıdır.
Ah, kimin burada olduğunu biliyorum. Belki de sen oydun, sevgili anne. Artık biliyorsun. Belki de bu sandalyede oturmanın nedeni budur. Kimin burada olduğunu bilmediğimizi mi sanıyorsunuz? Bu inanılmaz bir şey. Buna fedakarlık diyorsunuz ama değildir. Üç ay için dünyaya geldiniz, sonra yuvaya dönüp tekrar geldiniz – genellikle aynı anneye. Burada bir sistem var! Ve o çok güzel bir sistem.
Sandığınızdan daha az ruhun kaydı var. Çünkü sürekli geri geliyorsunuz. Dünya üzerinde kaç kişi var? Kaç kişi bugüne kadar dünyaya geldi? Toplamı kaç yapar? Yaratım Mağarasındakinden çok daha fazla, çünkü geri gelmeye devam ediyorsunuz. Gerçekten, dünya nüfusu hızla artmaya devam ediyor. Bu da yeni İnsanların olduğu anlamına gelir. Fakat Gaya kimin geldiğini bilmektedir. Bu Evrendeki Tanrı parçacıkları kimin geldiğini bilmektedir. Ve yaşlı ruhlar da belli bir noktaya kadar bunu bilmektedirler. Bu, kapatırken söylemek istediğim, güzelliğin olduğu noktadır.
Şimdi lütfen bir an için inancınızı askıya alın. Sizi bir yere götürmek istiyorum. Bu çok güzel bir gezegen. Burada hiç anlaşmazlık yok. Tabiki farklı görüşler var, fakat pek soruna neden olmuyor. Bu gezegende birkaç tane kıta var ve hepsinin etrafı su ile çevrili. Son 100 yıldır hiç savaş olmamış. Her zaman birbirlerinin söylediklerine katılmıyorlar ama artık kimseyi de öldürmüyorlar. Böyle bir yer hayal edebiliyor musunuz? Ah, dengesizlik var çünkü özgür seçim var. Ancak birbirlerini önemsiyorlar.
Birbirlerini öldürmüyorlar. Artık tercih etmiyorlar çünkü barbarca buluyorlar. Toplumun aklına böyle bir şey gelmiyor, tıpkı sizin de bir şey çaldığı için oğlunuzun elini kesmek aklınıza gelmediği gibi. Bu barbarca bir cezadır ve aydınlanmış bir toplum için bir tercih değildir.
Size bu gezegeni tanıtmak istiyorum. Burası Dünya. Mağaraya geleceklerin sonucunu temsil ediyor. Belki birçok jenerasyonun geçmiş olması gerekecek, çünkü tohumlar daha bugün atılıyor. Yavaş yavaş meydana gelecek. Bu süreci bugün başlattınız. Bunu anlayabiliyor musunuz? Başka bir dünya savaşı daha olmayacak. Sadece olmayacak. Olamaz. Sistemde sizin de bir parçası olmaya başladığınız gibi çok fazla iyilik var.
Belki şu an öyle görünmüyor olabilir. Haberlere bakın! Eski enerjiden İnsan bilincinin rönesansına geçiş sürecindesiniz. Kadimlerin sadece hayallerinde görebilecekleri bir şeyi başarmak için gelmiş olabilir misin, yaşlı ruh? Peki bu kaç jenerasyon sürecek? Hiç önemi yok. Sadece yavaş da olsa gidişat o yönde.
Savaşlar olacak mı? Elbette. Tamamlanma sürecinde, eski enerjinin devam ettiği ve karanlıkta kalan belli yerler olacak. Karanlığın işi budur. Fakat aydınlık kazanacak. Yavaşça, jenerasyonlarla değişerek olacak çünkü yeni çocuklar gelmeli. Bir yetişkinin orta yaşlarda bilinç rönesansı yaşaması zordur.
Peki bu çocuklar kim olacak, yaşlı ruh? Siz! Döngüyü anlıyor musunuz? Bugün tohumları ekiyorsunuz, geri geldiğinizde, o tohumları Tanrının güzel sevgisi ile sulayıp yetiştireceksiniz. Atalarınız kendinizsiniz ve gelecekte de bu böyle olacak. Öyle olmasaydı, planda olmasaydı, yıllar önce öngörülmüş olmasaydı bunları söylemezdim.
Sevgili varlıklar, bugüne kadar yaptıklarınızı yapmamış olsaydınız şu anda burada Kryon konuşabiliyor olamazdı. Kendinizi yok edecek olsaydınız, ben burada olmazdım. Dünya sizi yok edecek olsaydı ben burada olmazdım. Beni duyuyor musunuz?
İstediğinizi yapmakta özgürsünüz – hepiniz. Fakat potansiyellerin sizi iyilik yapmaya ittiği o sınırı geçtiniz, bu noktadan sonra İnsan doğası değişmeye başlıyor, istedikleriniz kendisini tezahür ettirmeye başlıyor – artık zamanı gelmiştir.
Bugün burada öğrendiklerinizi alın ve eskisine göre farklı bir şekilde iletişim kurun. Kim olduğunuzu bilin. Daha önce hiç söylemediğim bir şey söyleyeceğim. İçerdiği anlamıyla anlayın.
İki kelime. Gururu bırakın.
Ve öyledir.
KRYON
Tercüme
© 2011 Semra Ekmekci
2012 LimitSiz | http://www.2012limitsiz.com
e-mail: info@2012limitsiz.com
Facebook.com/2012limitsiz
Twitter.com/2012limitsiz
PDF formatında bilgisayarınıza kaydetmek için: